Hayatın belli dönemlerinde zorlu yaşam deneyimlerine maruz kalabiliriz. Bu deneyimler sonucu kendimizi sıkışmış, çaresiz, kaygılı, gergin ve mutsuz hissedebiliriz. Bu süreç uzadığı zaman kişinin işlevselliğinde yavaş yavaş bozulmalar başlar. Kişinin sorunlarla başa çıkma becerilerinde zayıflamalar ilişkilerinde bozulmalara ve iş performansında düşüşe sebep olabilir. Bu gibi durumlarda psikolojik destek almanız gerekmektedir. “Sorunlarımı kendim halletmeliyim” , “ tanımadığım biri bana nasıl yardımcı olabilir ki” düşüncesi kişiyi psikoterapi sürecine başlamaktan alıkoyar. Kişinin terapi sürecine kendi isteğiyle başlaması, iyileşme isteği, motivasyonu ve terapiye düzenli gidilmesi oldukça önemlidir.

Psikolog  ve psikiyatrist arasındaki temel fark farklı eğitim almış olmalarıdır. Psikolog olabilmek için kişinin öncelikle 4 yıllık psikoloji eğitimi almış olması gerekmektedir. Lisans eğitimi bittikten sonra ise kişi uzmanlaşmak istediği alanda (klinik, endüstri vbz.) 2 yıl yüksek lisans yaparak uzmanlaşır. Terapi yapabilmek için psikoloji mezunlarının 2 yıl klinik psikoloji yüksek lisansını tamamlamış olması gerekmektedir. Psikologların herhangi bir ilaç yazma yetkisi yoktur.

 

Psikiyatrist olabilmek için öncelikle kişinin tıp fakültesini bitirmiş olması daha sonra ise 4 sene psikiyatri üzerine uzmanlık yapması gerekmektedir. Psikiyatristler tedavi sürecinde ilaç yazma yetkisine sahiptir. Psikologlar ve psikiyatristler çoğu zaman iş birliği içinde çalışmaktadır. Kimi zaman psikoterapi sürecine destek olması adına ilaç tedavisi de uygulanmaktadır.

Seanslar yaklaşık olarak 50 dakika sürer. İlk seans ise bazen daha uzun sürebilir.

Her danışanın terapiye başlama sebebi birbirinden farklıdır ve dolayısıyla terapi sürecinin kaç seansta sonlanacağını önceden belirlemek mümkün değildir. Terapi süreci danışanların ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirilir.

Terapi sürecinde en önemli ilklerden bir tanesi danışan gizliliğidir. Danışanın paylaştığı hiç bir bilgi danışanın rızası olmadan paylaşılamaz. Ancak hayati tehlikenin bulunduğu durumlarda gizlilik ilkesi ortadan kalkar.

Online terapi psikolog ve danışanın aynı mekanda bulunmalarına olanak olmadığı durumlarda görüntülü konuşma ile yapılmaktadır. Danışanın terapi sırasında yalnız olması gerekmektedir. Bulunduğu ortamın ise sessiz ve sakin olması oldukça önemlidir.

Psikoloğunuzu seçerken öncelikle eğitimine ve bilgisine güvendiğiniz birini seçmeniz gerekir. Terapi sürecine başlarken güvendiğiniz ve size yarım edebileceğine inandığınız kişileri tercih etmeniz süreç içerisinde güvenli bir iletişim kurmanıza yardımcı olur. Psikoloğun kullandığı terapi yaklaşımı ve uzmanlık alanları belirleyici faktörlerdendir.

Follow & Subcribe Me