NEDEN BENİ ANLAMIYORSUN?

Kişiler arası ilişkilerde en önemli faktörlerden biri olan sağlıklı iletişim pek çok sorunun kaynağını ortadan kaldırmaya yardımcı olur. Toplumun en küçük yapı taşı olan aile kavramına bakıldığında aile içi çatışmaların temelinde iletişim problemleri yatmaktadır. İletişim problemleri eşler arası yaşanan sorunlarda önemli rol oynar. Çiftler kimi zaman anlaşılmadıklarını, değer görmediklerini, kabul edilmediklerini ve hatta sevilmediklerini hissedebilirler.

Gary Chapman “Kadın ve erkek, genellikle aynı sevgi dilini konuşmazlar ”der. Çocukluktan itibaren her birey ebeveyni tarafından farklı sevgi dilleriyle yetişir. Ebeveynleri ve akranları tarafından sevildiğini, kabul gördüğünü gören çocuklar zaman içinde bu sevgi dilini benimser. Bu öğrenilen sevgi dili herkes için aynı olmayabilir. Eşlerden biri, geçmişinde öğrendiği sevgi diliyle sevgisini ifade ederken bu dil, kimi zaman karşı taraf tarafından anlaşılmaz. İfade edilmek istenen sevgi mesajı karşı tarafa aktarılmaya çalışılırken iletişim bozulmaları yaşanabilir.

Sağlıklı iletişimde duygu ve düşüncelerin doğru ifade edilmesi en önemli etkenlerden biridir. Etkili iletişimde görsel, dokunsal ve işitsel algıları verimli kullanmak iletişimde oluşabilecek bozulmaları önler. Yapılan araştırmalar iletişim becerisi yüksek olan çiftlerin evlilik doyumlarının da yüksek olduğunu göstermektedir. “Evlilik doyumu, çiftlerin ilişkiden duydukları mutluluk olarak tanımlanmaktadır”. Çiftlerin ilişkisel ve kişisel yaklaşımları evlilik doyumunu etkileyen faktörler arasındadır. Araştırmalar, evlilik doyumunu azaltan ve şiddet içerikli davranışları etkileyen en önemli faktörün çiftler arası iletişim sorunları olduğunu gösterir. İletişim yetersizliği çiftler arasında evlilik doyumunu olumsuz yönde etkilerken boşanmaların da en önemli nedenlerinden biridir.

Cleek ve Pearson yaptıkları araştırmalarda en önemli boşanma nedeninin çiftler arası iletişim sorunları olduğunu belirtirler. Çiftler, uyuşmazlıkların hatalı iletişim sonucu ortaya çıktığını göz önünde bulundurmalıdırlar. Çatışmalar esnasında dinleyici rolünü üstlenmek konuşmacı rolünü üstlenmek kadar önemlidir.

Sağlıklı iletişimin kurulabilmesi için çiftlerin birbirlerini dinlemeleri, birbirlerinin duygu ve düşüncelerini yansıtmaları, açık uçlu sorularla sorunun tanımının yapılmasına olanak tanımaları gerekir. Sağlıklı iletişim kuramayan çiftler “ben” olmaktan “biz” olmaya geçmekte zorlanırlar. “Biz” olabilme bakış açısı ilişkiye mutluluk ve güven getirir.

Eşlerin birbirleriyle “ben” dilini kullanarak iletişim kurmaları birbirlerinin duygu ve düşüncelerini daha rahat anlamalarına yardımcı olur. Örneğin, “bir daha eve geç gelme” demek yerine, “eve geç geldiğin zaman seni merak ediyorum” cümlesi “ben” dilini kullanarak karşı tarafa duygu ve düşünceyi bir arada verir. Yargılayıcı, suçlayıcı ve eleştirel içerikli iletişimlerde, iletişim baştan kesilir. Suçlandığını hisseden birey için temel dürtü kendini korumak ve savunmaktır. Bu da eşlerin birbirini doğru anlamasını engeller. Duygu ve düşüncelerin sağlıklı ifade edilmesi sağlıklı iletişimi beraberinde getirir.

 

Eskin M. (2012) Evlilik Terapisi için Başvuran Çiftlerin Evlilik Doyumu ve Evlilik Terapisiyle Hakkındaki Görüşleriyle İlişkili Etmenler

Chapman G. Beş Sevgi Dili (Zeytinburnu/İstanbul: Koridor Yayıncılık, 2016), 16