GEÇMİŞ Mİ? ŞİMDİ Mİ?

Kimi zaman geçmişle yüzleşmek ve onu tekrardan şimdi de konuşuyor olmak oldukça zordur. Pek çok insan, yaşadığı olumsuz anıyı travma olarak değerlendirmez ancak anıyla ilgili ufak da olsa rahatsızlık belirtileri gösteriliyorsa bu anının kişide travma yaratmış olabileceğini unutmamak gerekir. Peki, geçmişte yaşanan olumsuz deneyimler konuşulmayınca unutulur mu? Hayır, unutulmaz. Sadece kişi onu zihninde gizli kara bir kutuya kaldırır ve yanında taşımaya başlar. Bu kutunun varlığından bazen sadece kendisi bazense yakınları da haberdardır. Kutunun içine kendini rahatsız eden anıları, duyguları, düşünceleri, inançları tek tek yerleştirir. Kutu, zihninde ilk yerleştirdiği günkü gibi durmaya devam eder. Zaman içerisinde sıkı sıkı kapatılan kutunun kilidi zayıflamaya başlar. Kimi zaman çevresel faktörler, stres ve kaygı kilidi güçsüzleştirmeye başlar, kimi zaman ise kişi artık kutunun içindekilerden kurtulmak ister. EMDR, Türkçe açılımıyla Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme, kutudan sızan ve rahatsızlık veren anılarla çalışır. Anılarla çalışılırken kişinin negatif inancının ilk yerleştiği anın keşfedilmesi oldukça önemlidir. Her anı bir diğer anıyı çağrıştırabilir. Terapi süreci, kişinin anıyla ilgili rahatsızlık seviyesi düşene kadar devam eder.

Kara kutuya hangi anıları attığınızı fark edin!

Geçmişte yaşanan travmalar kişinin belleğinde o anda yaşandığı haliyle depolanır. Çocukluğunda annesi ya da babası tarafından aşağılanan bir çocuğun algısında oluşan “değersizlik” düşüncesi/inancı onun gelecek yaşamını da etkilemektedir. Yaşanan çocukluk travmaları ya da hayati travmaların hepsi beden ve zihin kayıtlarında saklı tutulur. Bu olumsuz yaşam kayıtları zaman geçtikçe kişinin günlük hayattaki işlevselliğini bozmaya başlar. Amigdala olumlu ya da olumsuz olayları kesitler halinde kaydeder. Bu kayıtlar önemli ve önemsiz olarak sınıflandırılır. Bilgi işleme sisteminin sekteye uğraması sonucu rahatsızlık veren anılar ilk yaşandığı haliyle ve disfonksiyonel şekilde depolanır. Duygular, fiziksel duyumlar, düşünce ve inançlar, anı ağlarında var olan negatif yaşantıları tetikler. Anı ağları, kişinin zihninde yer alan tüm anıları içerir. Kişi herhangi bir tetikleyiciyle karşılaştığında duygusal ve fiziksel olarak rahatsızlık hisseder. Bir koku, görüntü, resim, ses ya da bir dokunuş kişinin zihninde sakladığı kara kutunun kapağını yavaşça aralar ve sızmaya başlar. Kutudan ilk olarak, işlenmemiş anılar çıkar. Bu anılar kişinin, fiziksel olarak, duygusal olarak kendini oldukça rahatsız hissetmesine sebep olur. İşlenmiş anılar ise, olayla ilgili kişinin konuyu hatırlaması ancak bu anıdan rahatsız olmaması durumudur. İşlenmemiş anı ağları kişinin zihninde rasyonel olmayan şekilde var olmaya devam eder. Kişi için herhangi bir tetikleyici, kişiyi geçmişe götürür. Örneğin, çocukluğu boyunca annesi babası tarafından “yetersizsin” mesajı alan çocuk okula başladığında, derslerinde yeterli performans gösteremediğinde bu negatif inanç pekişmeye başlar. İlerleyen yıllarda okul hayatında başarısız olan öğrenci iş hayatında da istediği yere gelemediğinde bu negatif inanç iyice pekişir. Yaşanan yeni deneyimler çocukluktan gelen negatif inancı pekiştirir ve şimdi de kişinin baş etmekte zorlandığı bir hal alır. Sorunlu olarak depolanan anılar kişinin kaygılarının başlangıç noktasıdır. Negatif inançlar, kişinin kendine ve şimdiye olan inancını yitirmesine sebep olur.

“Geçmiş şimdidir” sözü kişinin şimdiyi algılayışının, yorumlama biçiminin geçmişte yaşanan duygu, düşünce, inanç ve duyumlardan etkilendiğini anlatmaktadır. EMDR terapisi, kişinin geçmişinden yola çıkarak şimdiye sağlıklı bir şekilde bakmasını sağlar. Kutuya attığınız her olumsuz anı zihinde git gide ağırlaşır ve taşınması zor hale gelir. Yaşadığınız sorunlar şimdiyle mi ilgili? Yoksa geçmişle mi ilgili? Zorlayan yaşam olaylarının geçmişle ilgili bağlantısına bakmak şimdiyi değiştirebilir.